Saat Hikâyeleri

Cep Saatinden Kol Saatine: Siperlerde Değişen Alışkanlık

Kol saatinin doğuşu, bir moda değişiminden çok bir zorunluluğun hikâyesidir. Kol saatinin doğuşu, büyük ölçüde savaş meydanlarının ihtiyaçlarıyla hızlandı.

19. yüzyılın sonunda bir beyefendi saatini zincirle yeleğinin cebinde taşırdı. Bileğe takılan saatler ise “wristlet” denilen, mücevher niteliğinde kadın aksesuarları olarak görülürdü. Pek çok erkek kol saatini ciddiyetsiz bulurdu.

Askerin ihtiyacı

Ancak askerler için durum farklıydı. Cebinden saat çıkarmak, savaş alanında iki elini kullanması gereken biri için pratik değildi. 19. yüzyılın sonlarında bazı subaylar cep saatlerini deri bir yuvaya yerleştirip bileklerine bağlamaya başladı. Saat üreticileri de buna göre küçük modeller sunmaya başladı.

Kol Saatinin Doğuşu – kol saatinin tarihi
Fotoğraf: Photographer: Taryn Ellis / CC BY 4.0 (museumsvictoria)
Birinci Dünya Savaşı dönemi siper saati

Birinci Dünya Savaşı

Asıl dönüşüm 1914-1918 yılları arasında yaşandı. Siper savaşında topçu ateşi ve piyade hücumları saniyesi saniyesine koordine edilmek zorundaydı. Subaylar için bileğe takılan saatler hızla vazgeçilmez oldu. Bu “siper saatleri” genellikle kafes biçiminde metal cam korumaları, büyük rakamları ve karanlıkta okunabilmesi için radyumlu boyalı göstergeleri olan sağlam saatlerdi. Kulpları, eski cep saati kasalarına sonradan kaynatılmış tellerden oluşuyordu.

kol saatinin tarihi

Fotoğraf: France1978 / CC BY-SA 2.0 (flickr)

Savaştan sonra

Savaştan dönen milyonlarca asker kol saati takmaya devam etti; artık kimse onu kadınsı bulmuyordu. 1920’ler ve 1930’larda kol saati satışları cep saatini geçti. Saat üreticileri de su geçirmezlik, darbe koruması ve otomatik kurma gibi kol saatine özgü sorunlara yöneldi.

Bugün kullandığımız saatin pek çok özelliği, aslında o yıllarda siperlerdeki bir ihtiyaçtan doğdu.

Tel kulplu erken dönem kol saati

Öncüler

Kol saatinin savaştan önce de birkaç önemli durağı vardı. 1899-1902 Boer Savaşı’nda İngiliz subayları bileğe bağlanan saatleri yaygın biçimde kullandı; dönemin kuyumcu katalogları bu saatleri “sefer saati” olarak pazarlıyordu. 1904’te Louis Cartier, uçarken cep saatine bakamayan havacı dostu Alberto Santos-Dumont için bir kol saati tasarladı. 1905’te Londra’da şirketini kuran Hans Wilsdorf ise geleceğin kol saatinde olduğuna inanan ender isimlerdendi; kurduğu şirket sonradan Rolex adını aldı.

Savaşın Getirdiği Yenilikler

Siper saatleri yalnızca alışkanlığı değil, saatin kendisini de değiştirdi. Kırılan camlara karşı önce metal kafesler, ardından kırılmaz sentetik camlar geliştirildi. Karanlıkta okunan fosforlu kadranlar standartlaştı. Toz ve çamur, kasaların daha sıkı kapanmasını zorunlu kıldı. 1926’da tanıtılan Rolex Oyster’ın vidalı kasası ve 1920’lerde John Harwood’un geliştirdiği otomatik kurma, doğrudan bu ihtiyaçların devamıdır.

Kol Saatinin Doğuşu Hakkında Sık Sorulan Sorular

İlk kol saatini kim yaptı?

Tek bir yanıt yok. Breguet’nin 1810’da Napoli Kraliçesi için yaptığı saat ve Patek Philippe’in 1868 tarihli bilezik saati en eski örnekler arasında sayılır. Bunlar mücevher niteliğindeydi; erkekler için seri üretim askerî ihtiyaçla başladı.

Siper saati (trench watch) nasıl tanınır?

Tel kulplar, emaye kadran, iri fosforlu rakamlar, soğan biçimli taç ve bazen cam üzerindeki metal kafesle.

Cep saati ne zaman gözden düştü?

1930’lara gelindiğinde kol saati satışları cep saatini açık farkla geride bırakmıştı. Cep saati o tarihten sonra bir tören ve koleksiyon nesnesine dönüştü.

Daha fazla bilgi için: Wikipedia: Watch (İngilizce)

Türk saat tarihinin en anlamlı parçalarından biri ise bugün kayıp: Atatürk’ün Cep Saati: Conkbayırı ve Omega Efsanesi.

Kısaca kol saatinin doğuşu, cep saatinin pratik olmadığı koşullarda zamanı hızla okuma ihtiyacından doğdu. Birinci Dünya Savaşı’nda subayların cep saatlerini bileğe bağlamasıyla ortaya çıkan “siper saatleri”, kalın camları, okunaklı kadranları ve kordon takılabilen kulplarıyla modern kol saatinin öncüsü oldu. Savaştan sonra kol saati erkekler arasında da hızla yaygınlaştı ve kısa sürede cep saatinin yerini aldı. Kol saatinin doğuşu, bu yüzden hem bir teknoloji hem de bir moda dönüşümü olarak görülür.

Bu yazı bağımsız bir editoryal içeriktir; reklam veya sponsorlu içerik değildir. Yazıda adı geçen marka ve modellerden herhangi bir ücret ya da ürün alınmamıştır. Fiyatlar yayın tarihindeki bilgilerdir ve değişebilir. Ayrıntılar için: Yayın İlkeleri

Okumaya Devam Edin

Saat dünyasının haftalık nabzı e-postanıza gelsin

Haftada en fazla bir e-posta. Spam yok, istediğiniz an tek tıkla ayrılabilirsiniz. Kişisel verileriniz KVKK Aydınlatma Metni kapsamında işlenir.

Yayın tarihi:
Başa dön tuşu